İKİ BİN YİRMİ DÖRT YILI MUHARREM'İNDE AŞURA'DA YAPABİLDİKLERİMİZ.

Yeri ve gökleri, üzerinde yaşayan her şeyi, varlığın bütün hepsini yoktan var edip yaşatan yegâne yaratıcı Allah’ın yüceler yücesi adıyla, onun yardım ve inayetini umarak başlarken alemlere rahmet olarak gönderdiği peygamberi Muhammet Mustafa’yı (s.a.a.) ve kendisinde sonra vekillerim dediği ehlibeytinin tertemiz ve seçkin kişiliklerini salat ve selamla yad edip başlamaktayım…

Bismillah derken.

Bu yılki Muharremde geçmiş yıllarda olduğu gibi birinci günden başlayarak cami avlularında, havanın sıcak olması münasebetiyle toplanılmış ve akşam ve yatsı namazlarından sonra deste gurupları ayarlamış oldukları ilgili şiirleri, yine kendilerinin uyarladıkları ağıtsal tarzda seslendirmiş ve dinlemeye gelenlerin Kerbela vakasını hatırlamasına vesile olmuşlardır. Gençlerimiz performansları itibariyle harikaydılar.

Saat akşamın sekiz buçuğundan gecenin neredeyse on buçuğuna kadar devam etmişlerdir. Saat on buçuktan sonra bana da birkaç kelime edip Kerbela vakiasının oluşum sebebini ve şeklini anlatma fırsatı tanımışlardır. Bu periyot da Aşura gününe kadar devam edilmiştir.

Elbette desteler okunurken ve ben konuşurken hoparlörlerin yüksek sesinden rahatsızlık duyacak komşuların olacağı ihtimalini göz önünde bulundurarak, sesin düşük seviyede tutulmasına bilhassa özen gösterilmesini istedimse de pek başarılı oldum diyemem.

Onun için etrafımızdaki komşularımızdan hem konuşmalarımı yaparken özür diledim hem de şimdi özür diliyorum. Ben ve biz inancımızın gereğini yaparken başkalarını incitmeye rahatsız etmeye hakkımızın olmadığı bilinci içindeyiz. Komşularımız umumen hoş görülü ve anlayışlı davranmışlardır. Allah hepsinden razı olsun sağlık ve mutlulukları daim olsun.

Bu tempo ile on gün geçti. Bu on gün içinde yemek dağıtanlar, su, şerbet, ayran ve benzeri yiyecek ve içecek ikramı yapanlar oldu. Almak kabul etsin...

Yıllardır en korktuğum ve heyecanlandığım gün Aşura günü olmuştur. Çünkü halkın o gün yoğunlukla toplandığı, birkaç yerden gelen destelerin hücum ettiği, deste gençlerinin özellikle okumakta olanların oradaki kürsüden deste okuma isteği, istenilen ayarlama yapılamadığında kırılmalar, küsmeler yaşandığı hassas bir durum.

Tam programın ortasında başkalarının toplum düzenini hiçe sayarak beklenmedik ve istenmeyen baş vurma diye tanımlanan harekete kalkışması.

Program devam ederken yemek dağıtıp oradakilerin dikkatini dağıtması gibi ve farklı hareketlerle baş edip insicamı sağlamak kolay değildir.

Biz Hacı Hüseyin Camii olarak saat on sularında hareket edip on kırk beş gibi Aşura törenlerinin yıllardır yapıldığı Asri mezarlığa ulaşabildik.

Takriben iki kilo metre uzaklıktaki mezarlığa gitmekte olan anayolun bize ayrılan sol kanadı bizim camiden itibaren gidenlerle doluydu. Asri mezarlığa kadar da yol kenarlarında su, şerbet, çay ikram edenlerin yanı sıra kek, pasta gibi yiyecek verenler de yok değildi.

Emniyet güçleri de her sene olduğu gibi yol boyu güvenliği sağlamak için oradaydılar. Gereken yerlere şerit çekmiş veya bariyer koymuşlardı.

Asri mezarlıkta iyi bir kalabalık deste gurubu bizi beklemekteydi. Bizim varışımızla program başlayıp on bir elli beşte sonlandırıldı. İnsanı düşündüren bir şey, bu binleri, on binleri bu sıcakta bu uzaklıktaki mesafeye çekip getiren neydi?

Gelenler gidenler, hele yaşlı dedeler, teyzeler o sıcakta sabahın erken vaktinden gelerek mezarlarının ziyaret görevini bitirdikten sonra Aşura için yapılacakları beklemekteydiler.

Birkaç kişi özellikle saat sekiz gibi gelip öğle namazını da orada bizimle beraber kılmak için beklemişlerdir. Onların da anlattığına göre sabahın sekizinde itibaren kadın, erkek, yaşlı ve genç insanlardan burası dolup taşmıştır.

Biz altı yıldır artık öğle namazlarımızı da Aşura programı sona erdikten sonra cemaatle orada kılmaktayız. Hatta geçen sene Aşura cuma gününe denk geldiğinden orada yerine getirdik. Yani Aşura günleri de cemaat namazları oranın rutini oldu.

Allahu Ta-la hazretlerinin yüceler yücesi makamından diliyoruz ki bütün bu yolda emeği geçenlerin emeğini, zahmetini, ihsanını, yaptığını hatalarımızı af ederek kabul etsin. Gelecek Aşura’lara aynı inanç ve iman şuuruyla, sağlık, sıhhat huzur ve mutluluk içinde kavuşmayı, hepimize, kardeşlerimize, bacılarımıza, komşu ve akrabalarımıza, sevdiklerimize, sevenlerimize nasip etsin. Başarılı kılsın..

Saygılarımla. Hüseyin YEŞİL / Ehl-i Beyt İmamı