İslam'da "Dini alan" diye bir şey yoktur, "Yaşama alanı" vardır!
"Din"; İnsan yaşarken onun başının belaya girmesini engelleyen bir unsur olarak vardır! "Dini hükümler" de, aslında yaşarken karşılaşabileceğiniz risklere karşı sizin için bir uyarıdır!
Örneğin " haram" hükmü, sizi kumara, içkiye, zinaya, haksız yere kul hakkı yemeye, haksız yere adam öldürmeye, cinayet işlemeye vs. karşı uyaran bir unsurdur! Çünkü yaratacağı sonuçları sana bildirerek seni o işi yapmamaya dair uyarıyor! Bu da senin için müthiş bir kolaylıktır!
Kısacası din, "dini olanlar için" haram vs. gibi hükümlerle insanlara bir tür koruma alanı oluşturuyor.
Yani İslam bize bir hayat görüşü veriyor! O hayat görüşü de, "Dünyayı her kes için bir yaşam yuvası haline getirmektir!" Sadece Müslümanlar için değil ve yine sadece insanlar için de değil, Netenyahu ve ABD’deki senetör denilen, yiyip içmekten ve sömürüden başka bir amaçları bulunmayan bu domuzlarda dahil her türlü varlıklar için bir esenlik yurduna dönüştürmemizi istiyor! "Allah, esenlik yurduna çağırır!" (Yunus: 25) Yani dinin misyonu budur, namaz, oruç vs. değildir! (Bunlar dinin ibadet boyutudur!)
Dolayısıyla şayet yaşam alanını bu türlerine bırakır isek, kendilerinden başka hiç bir varlığa hayat hakkı tanımazlar, ama hayatı tesis edecek hakimiyet biz Müslümanların elinde olursa, İslam'ın emri gereği her türlü varlığa o şansı tanıma görevimiz vardır!




